Kayıtlar

Eylül, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Felsefe Notları -1-

Resim
Dünya nüfusunun yaklaşık %75 ila %84'ü herhangi bir dine inanan insanlardan oluşuyor. (Pew Research Center ve Our World in Data verileri) Her ne kadar son 200 yıldır din kamusal alanda etkisini yitirmiş olsa da, insanların çoğunun yaşamsal motivasyonlarının din referanslı olduğu söylenebilir. Sanayi Devrimi sonrası protestan ahlakın hakim olduğu bir dünyada, dinin toplumsal kurumların içerisinde ne kadar yer aldığı tartışılır.  2018 yılında yapılan Being Christian in Western Europa adlı raporda, Batı Avrupa'da kendini Hristiyan olarak tanımlayanların büyük kısmının kilisiye hiç gitmediğini, dinin hayatlarında ikincil bir rol aldığı nicel verilerle ortaya konulmuştur. Türkiye Genel Sosyal Saha Araştırma (TGSS)'nın dikkat çekici raporunda ise, toplumun % 84'ü Türkiye'nin laik bir devlet olduğunu dile getirmiştir. Bu veriler ışığında bir dine mensup olsalar dahi, insanların pratik düzeyde dini ikinci plana attığı sonucu ortaya çıkabilir. Bunun bir çok nedeni olmasına ...

BİR TOPLUMSAL GERÇEKLİK OLARAK HUKUK

Resim
İnsan doğumundan itibaren topluma ihtiyaç duyar. Birey insan doğası gereği yalnız yaşayamaz. Bu yüzden toplumun içerisinde diğer bireylerle ilişki içerisinde olmak zorundadır. Bu süreçte kaçınılmaz olarak, toplumun yarattığı kurumlara ihtiyaç duyar ve bu yapıların oluşumunda ve devamında rol oynar. Bir toplumsal yapı olan devlet bu duruma örnektir. Birey ve toplumlar insanlar arasındaki barışı ve güvenliği sağlamak için devlet adını verdikleri bir toplumsal bir yapı yaratmışlardır ve şiddeti devletin tekeline vererek, şiddeti devlet nezdinden meşrulaştırmışlardır. Toplum bu yapının devamı için ne gerekiyorsa yapmaktadır.